Mahmud 16 Kasım 2013'de Güney Fransa'da Aix en Provence' da imza veriyor olacak. (Orası neresi diyenler için aşağıdaki haritada konum işaretlendi.) Güzelde bir afiş hazırlanmış.30 Ekim 2013
Mahmud Marsilya'da
Mahmud 16 Kasım 2013'de Güney Fransa'da Aix en Provence' da imza veriyor olacak. (Orası neresi diyenler için aşağıdaki haritada konum işaretlendi.) Güzelde bir afiş hazırlanmış.27 Ekim 2013
27 Eylül 2013
Haberler
Mahmud HULK'ta
DC'de Supergirl'u yeniden tanımlayan Mahmud, Marvel'i de fethedmeye hazırlanıyor. Hatta çoktan başladı bile. Bu yıl içinde prestijli yazarlardan Brain Wood (DMZ) ile Ultimate Comics X-Men'de fenomen karakterlere can veren Mahmud, Aralık başı çıkacak Hulk yıllığının çizerliği ile efsane yazarlardan Mark Waid'in de gözüne girmiş gibi görünüyor. Röportajlarında Mahmud'un yeteneklerini öven Waid tek başına değil.Yanda Mahmud'un çizdiği Indestructible Hulk sayı 17 kapağını görüyorsunuz.
Sloganımız neymiş; Sadece güzel kadın değil, güzel tasarım da Mahmud'dan sorulur.
Yıldıray Supergirl'de
DC'de ise Yıldıray yeni Lobo'nun arzı endam edeceği Supergirl hikayesinin çizerliği görevini aldı. Yeni bir yıldız yazar olan Tony Bedard'ın kaleminden çıkan macera tüm DC evreninin en acımasız uzaylısı dolayısıyla tüm okurları heyecanlandıracak gibi görünüyor.Hikaye başlangıcı Supergirl sayı 26 da.
Çapa Öncesi Facebook'ta
Sanatta hiçbirşey evrenin oluşumu gibi büyük bir patlama ile oluşmaz, yavaş yavaş, emek harcayarak yaratılır. Çapa üyeleri, Çapa öncesi neler yapmış diye merak ederseniz Çapa Facebook sayfamızda 1997 öncesi bölümünde 1990'ların başına uzanan üretimlerimizi görme şansı bulacaksınız. Tanıdık karakterler, hikayeler, Çapa öncesine bir çizgiroman arkeolojisi hissi yaratacak.26 Eylül 2013
23 Eylül 2013
Dip: Dağıtım Güncelleme
internet satış mağazaları güncelleme:
İMGE
KİTAPYURDU
KÜLTÜRPEREST
Kitapçı raflarında:
Büyülü Dükkan, Kadıköy
Arkabahçe Çizgiroman, Beşiktaş
Dost, İnkilap ve İmge kitapevleri
İMGE
KİTAPYURDU
KÜLTÜRPEREST
Kitapçı raflarında:
Büyülü Dükkan, Kadıköy
Arkabahçe Çizgiroman, Beşiktaş
Dost, İnkilap ve İmge kitapevleri
19 Eylül 2013
16 Eylül 2013
12 Eylül 2013
11 Eylül 2013
DİP Büyülü Dükkan'da
Ağır dağıtımlı kitap DİP Kadıköyün mümtaz çizgiroman dükkanı Büyülü Dükkan'a ulaştı.
ilgili bağlantı
ve adres:
Caferağa mah.
Neşet Ömer sokak
no:3/C Kadıköy
İstanbul
tel:0216 345 14 06
ilgili bağlantı
ve adres:
Caferağa mah.
Neşet Ömer sokak
no:3/C Kadıköy
İstanbul
tel:0216 345 14 06
9 Eylül 2013
8 Eylül 2013
İki Kalbin Hikayesi
Çocuk yumuşacık yatağında
uyuyordu. Terry ileride bütün bu yaşananları hatırlayıp hatırlamayacağını
düşündü. Küçükken yaşadıklarını ve nereden geldiğini hatırlamazsa büyük bir
kayıp olacağını hissediyordu. Buradakilere dehşet veren varoluşları onlar için zamanında
ne sıradandı. Ve şimdi uyuyan çocuğun o
karanlık diyarı, tüm o yokluğu, belirsizliği,
açlığı, o müthiş savaşı, tüm bunları unutacak olması bir kayıptı. Eksik bir temel taşı gibi. “Her çocuk
bir projedir” dedi kendi kendine “ve inşaa edilir” bu sözcük yani “proje” her
seferinde olduğu gibi aklını kirli sakallı, uzun kara saçları dağınık o adama
sürükledi. “proje “sözüyle alay ederdi. İnançsızlığı geleceğe yönelik planlar
yapmanın yararsızlığına evrilmiş, plan yapmak sanki önünde uzanan uzay-zamanda
açık bir yara yaratmak gibi gelmişti ona. Ve gelecek tuzlu bir şeydi, açık
yaraları gördüğünde üzerine basmaktan geri durmazdı. Tüm bunlar, umutlardan
uzak durarak kendini korumaya çalışan yetişkin bir çocuk olduğunu
düşündürüyordu. Çok yalan duymuş, artık geleceğe
dair yeminler duymak istemeyen, ve kelimelerin teminatlarına kulaklarını
tıkayan bir çocuk.
O adam-çocuğun geçmişteki bir
deneyiminde takılı kalmasının yanlış olduğunu bilirken, içeride uyuyan çocuğun
geçmişini unutacak olması neden bu kadar rahatsız ediyordu onu? Çocuk artık
bulunduğu bu cennette büyüyecekti ve aşağıda her ne kadar sıcak, güvende ve
sevilerek büyütülmüş olsa da o karanlık ülkeyi unutması en doğalıydı.
Hem burada doğan çocuklara asla
benzemeyecekti. O adamın kederli gözlerinden bir bakış ödünç almıştı sanki. Diğer
çocuklarla beraber oyun oynarken onları izliyor ve artık bu sağlıklı, tombul
çocuklar arasında ayırd edilemez olmasını umarken, küçük kızı kara düz saçları
ve şaşıran gözleri ile oyunu bir tür umarsız kaosa ve gereksiz tahribata
dönüştüren arkadaşlarına bakarken yakalıyordu. Diğerleri oyun saatinin sonunda
sanal gerçekliğe bağlanıp başka türlü bir dünyada kimbilir ne tür vahşi oyunlar
oynamaya devam edeceklerdi. Sanki
herkes, bu cennette bile herkes, bir başka aleme ihtiyaç duyuyordu. Oysa
aşağıdan gelenlerin bu dünyada çok revaçta olan sanal gerçekliğe hiç
bağlanmadıkları dikkatini çekiyordu. Onların öte dünyası başka bir yerdi çünkü.
Buradaki çocuklar mekanik mucizelerle ideal sıcaklıkta, ideal protein dietleri
ve mutlak bir güvenlik içinde yetiştiriliyordu. Evebeynleri ile isteklerinin
karşılanması arasında bir bağ asla kurulmuyordu. Onlara şehir bakıyordu. Şehir kendi çocuk çiftliğini kurmuştu sanki.
Şehrin küçük yan projesi diye mırıldandı. Bu sefer kelime başka bir anlam taşıyordu sanki. Hep
aklında kırık bir gülümseme yaratan kelime, şimdi aynı harflerle yazılan başka
bir kelimeydi. Aynı taşlarla inşaa edilen birbirinin aynısı iki bina. Yenisinin
içinde yaşayan şey varlığı ile kış gibiydi. Terry, sıcak tonlarla aydınlatılan
odanın mükemmel ısı ve nem dengesine rağmen titredi.
Terry inançlı biriydi. Geleceğini
inşa etmeye inanırdı, aynı bir çocuk gibi. Kendisinin gördüğü ve anladığı çoğu
şeyi diğerlerinin görmediğini, alışkanlığın doğası içinde kabul ettiklerini
biliyordu. Şekilleri görüyor ve bunların isimlerini biliyorlarsa gerisini
umursamıyorlardı. İnce boynunun üzerinde alev gibi dalgalanan saçları ile bu genç kadın ise şekiller
arasında görünmez bağlar kuruyor, olaylar arasında ince sebep sonuç ipleri
arıyordu. Gördüğü şeyler sonunda bir fikir oluşturuyor ve buna mutlak bir
inançla bağlı kalıyordu. Savaştan önce aşağıda yaşananlar da bu yüzdendi. Ve daha aşağıda yaşananlar. Şimdi bunu
düşününce, herkesin iki dünyası varken benim üç var diye düşündü. Bu yararsız
gözlemi aklından silindi gitti sonra.
Tekrar çocuğa çevirdi zihin
akışını. Bir sonuca ulaşıp rahatlayamayacağını biliyordu ama kendine engel olması
mümkün değildi. Bilinmez bir şeydi çocuk. Sabahları gülümsüyerek uyanıyordu ve
Pırılkızı kendisini ve köpeği gezdirmesi için ikna etmesi on dakika sürüyordu.
İnleyen beyaz tiftik tüylü bir köpek ve alt dudağını sarkıtan bir kız çocuğu
kadar ikna edici hiçbirşey olamazdı. Pırılkız’la Boncuk'un eski düşmanlıkları
unutulmuştu. Günün ilk keşfine beraber uçuyorlardı.
Terasa çıktı. Gece mucizesini
konuşturuyordu yine. Lacivert bir kadifeye yayılı o elmaslar parıldıyordu
yukarıda ve şehir onun devamı gibi kendi ziynetlerini sergiliyordu gösteriş içinde. Hava bir bahar gecesinin
diri ve serin havasıydı. Uyumam lazım
diye düşündü genç kadın, şu kafamı durdurabilirsem uyuyacağım da. Uyku hala çok
uzaktaydı.
Terasın köşesinde aşağıya bakan
küçük çocuğu gördüğünde dondu kaldı.
“Aicha?”
“ne oldu tatlım, sen uyumuyor
muydun?”
Bakışlarını aşağıdan çevirmeden “rüya
gördüm” dedi Aicha. Tombul kırmızı yanaklarında gece karanlığında bile belli
olan parıltılı bir iz vardı. “tatlımm kötü rüya mı gördün?” diyerek yanında
dizlerinin üzerine çöktü Terry.
“yoo, kötü diil.” dedi kız.
Yüzünde yine o derin ve insana
ağlama isteği veren gülümseme ile kadına baktı çocuk. “Onları gördüm, beraber
mantar toplamaya çıkmışız. Ama şarkı da söylüyoruz. Teneke beni sırtında
taşırken, Adem, KY ile sepeti taşıyanın arada toplanan mantarları yemesinin
normal olduğu konusunda kavga ediyor.”
Kız ve kadın beraber
gülümsüyorlar şimdi.
Başı öne düştü küçük kızın.
“özlüyorum” dedi hıçkırarak.
“biliyorum tatlım” dedi Terry,
sıkıca sarılıp küçük kıza ”biliyorum”
Terry’nin zihninde Şehrin bu
çocuğu fethedemeyeceğini bilgisi bir
yangın gibi parladı tam o anda. Makineler ve refah çürütemeyeceği bir şeyle
karşı karşıyaydı bu sefer. “Kalbini ortadan kırıp iki dünyaya vermiş bir minik
kız” diye düşündü “bambaşka bir güç
taşıyor içinde.”
Yıldızlar dalgalandı. Işık
şehrinde gece vakti.
5 Eylül 2013
Yıldıray Earth 2 'de
Paul Levitz (DC tarihçisi, yazarı ve eski yayıncısı) tarafından yazılıp Yıldıray tarafından çizilen Earth 2 sayı15 / Desaad #1 çıktı.
DCde bu ay "kötü adam" ayı ilan edildiği için çoğu dergi kötü adamların eline geçti. Kapaklarında boy gösterdikleri dergiyi kendi adlarıyla yeniden tanımlıyorlar. (Desaad sayı 1 ibaresi buradan geliyor)
Kötü karakterin spot altına alındığı yada onun gözüyle anlatılan hikayeler bunlar.
DC evreninin en korkulan kötüsü Darkseid'ın işkencecibaşı olan Desaad, bu hikayede kötücül gücünün erişemediği bir şey buluyor.
Earth 2 ile birlikte Yıldıray bu ay iki dergide birden arzı endam etti. Bakalım daha neler gelecek?
DCde bu ay "kötü adam" ayı ilan edildiği için çoğu dergi kötü adamların eline geçti. Kapaklarında boy gösterdikleri dergiyi kendi adlarıyla yeniden tanımlıyorlar. (Desaad sayı 1 ibaresi buradan geliyor)
Kötü karakterin spot altına alındığı yada onun gözüyle anlatılan hikayeler bunlar.
DC evreninin en korkulan kötüsü Darkseid'ın işkencecibaşı olan Desaad, bu hikayede kötücül gücünün erişemediği bir şey buluyor.
Earth 2 ile birlikte Yıldıray bu ay iki dergide birden arzı endam etti. Bakalım daha neler gelecek?
2 Eylül 2013
31 Ağustos 2013
30 Ağustos 2013
29 Ağustos 2013
Yıldıray Batman Superman'de
ABD'de dün çıkan Batman Superman dergisinin 3. sayısında tanıdık bir isim var. Greg Pak tarafından yazılıp, Jae Lee tarafından çizilen serinin bu ayki sayısında Clark ve Bruce'un çocukluktaki karşılaşmalarını anlatan bölümde Yıldıray sanatını konuşturuyor.
Kansas'taki çiftliğin uçsuz bucaksızlığı, henüz kaderlerine yazılı adalet savaşından uzakta bu iki oğlanın karşılaşmasına arkaplan yaratırken yaşamlarının ufkuna dair garip bir hissiyat da yansıyor panellere.
Çizen fırçanın ufku gibi, müthiş bir gelecek yaklaşıyor bu yana.
Kansas'taki çiftliğin uçsuz bucaksızlığı, henüz kaderlerine yazılı adalet savaşından uzakta bu iki oğlanın karşılaşmasına arkaplan yaratırken yaşamlarının ufkuna dair garip bir hissiyat da yansıyor panellere.
Çizen fırçanın ufku gibi, müthiş bir gelecek yaklaşıyor bu yana.
23 Ağustos 2013
21 Ağustos 2013
DİP Çıktı !
Çapa Çizgiroman Grubundan yeni bir kitap; DİP !
Henüz dağıtımı tamamlanmadı. Dağıtım noktaları netleştikçe buradan listeleyeceğiz.
Kitabın konusu ise şöyle;
Evinde sorunlar yaşayan bir mafya reisi, bir
bara baskınına gittiğinde kendini bambaşka bir “yeraltı dünyasında” bulur.
Bu dünyadan kendini ve adamlarını
kurtarabilmesi için cehenneme bir yolculuk yapması ve geri gelmesi
gerekecektir.
DİP ! Hastalıklı sahiplenmelerin karanlığında dibe sürüklenen ruhlar üzerine kaba fırça darbeleriyle bir hikaye.
DİP
ISBN 978-605-4777-14-3
İstanbul, Ağustos 2013
Kapak + 106 sayfa, siyah beyaz
İnternet Satış Noktaları
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
















